Referans Belgeler

Yaşadığımız topraklarda sol hareket farklı köken ve geleneklerden gelen ve kendilerini öyle ya da böyle komünist olarak tanımlayan ayrı ayrı öbeklerin oluşturduğu bir bünyeyi ifade ediyor. Bundan ötürü olsa gerek, bir birlik/bir araya gelme konusu oldum olası bu hareketin bileşenlerinin gündeminde başköye oturmuştur.

«sol» aynı zamanda da mevcut siyasi iktidarın karşısında olanların çoğunu kapsayacak şekilde anlaşılır. Belki bu nedenle de, hiç değilse son 30 yıldır giderek muhalif terimiyle iç içe geçmiş durumdadır. Ama öyle olunca sağ/sol kavramları fena halde birbiriyle buluşup bulanıklaşmıştır. Burjuvazinin iktidar ve muhafelet partileri/akımlarıyla bu «sol»un nerede buluşup ayrıştığı anlaşılamaz hale gelmiştir. Bu itibarla «Komünist Parti Manifestosu»nun evvela kendini «diğer muhalefet partileri»nden ve diğer sosyalistlerden (bu arada anarşist denilenlerden de) ayırdetmekle işe başlaması boşuna değildir. Bu, bir «heyüla» olarak da tarif edilen komünist devrim hareketinin şekil ve şemalini net ifadelerle tarif edip bir bakıma bir «heyüla» olmaktan çıkmasını sağlama gayretini anlatır.

Öte yandan bir de yakın ve uzak, azami ve asgari hedeflere göre aynı kimliği benimseyenler arasında esaslı farklar doğduğu/olduğu da aşikardır. Bu nedenle de komünist kimliğinin daha net ve somut bir tanıma kavuşmasına şiddetle ihtiyaç var. Zira yakın hedefler ve «asgari müşterekler» üzerinden bir araya gelenlerin birlikte ilerledikçe sıklıkla birbirlerinden uzaklaşma dinamikleriyle yüz yüze geldiği de bilinen bir vakıadır.

Bu yüzden temel amaç ve ilkeler konusunda anlaşan ve bu anlaşmayı birlikte beyan edenlerin zaman zaman hatta sık sık kendi aralarında tartışmalara girmesi çok bilinen tanık olunan bir durumdur.

Bu durumda komünistlerin bu tartışmaları ortak mihenklere vurarak yapması gerekir. Referans yayınları bu ortak referansları yayınlamayı ilk işi olarak önüne koyuyor.

Komünistler Birliği’nin programı olan Komünist Parti Manifestosuyla başlayan Referans Belgeler dizisi bu yolda bir başlangıç.

Devamında Birinci Enternasyonal diye de bilinen «Enternasyonal İşçi Birliği»nin belgeleri ve bunların değerlendirilmesi yayınlanacak.

Üçüncü kitap İkinci enternasyonal ve bilhassa bunun çöküşü ve bu iflastan bolşeviklerin çıkarttıkları dersleri yansıtan belgeleri içerecek.

Dördüncü Kitap Üçüncü Enternasyonal diye de anılan ve asıl adıyla Komünist Enternasyonal’in Lenin’in sağlığında toplanan ilk dört kongresinin belgelerini içerecek.

Bu dizinin beşinci kitabında bunların hepsinden daha az bilinen Komünist Enternasyonal’in Beşinci Dünya Kongresi’nin belgelerini ve buradan enternasyonalin Yürütme Komitesi kararıyla tasfiyesine ilişkin belgeleri derleyip yayınlayacağız.

Nihayet komünist devrimcilerin referansları arasında olması gereken belgelerden biri de Komünist Enternasyonal’in kuruluşuna katılan yaşadığımız topraklardaki komünistlerin ilk Partisi olan Türkiye Komünist Partisinin 1920 programının İlke ve Esasları olacak. Ama bu program metninin yanısıra 1926’da benimsenen «Türkiye Komünist Partisi Çalışma Programı» başlıklı belge ile ilgili başka belgeleri de ayrı bir derleme olarak yorumlarımızla yayınlayacağız.

Yaşadığımız topraklar  bu bakımdan müstesna bir ortamı ifade eder. Zira Ko­münist Enternasyonal’in kuruluş kong­resine gözlemci olarak katılan Tür­kiye Komünist Partisi’nin programı  Komünist Enternasyonal tarafından tas­dik edilmiş dört program metninden biridir. Di­ğer­leri Bolşevik partininkinden (RKP) başlayıp Bulgar komünistlerinin (Çesni­yak=dar) programı, ve Fransız Ko­münist partisinin program taslağıdır.

Bu itibarla komünistler referanslar­dan, başvuru kaynaklarından söz eder­ken bu belgeyi de esas almalıdır. Türkiye’de Komünist kimli­ği bu noktadan itibaren  tarif edilmelidir. Ayrıca ilk TKP’nin Komünist Enternasyonal kurucuları arasında olması itibariyle evrensel bir an­lam da ifade ede­bilir. Aynı zamanda Türkiye solunda kendine komünist kimliğini yakıştıranların hepsi ilk TKP’ye sahip çıktıklarına göre bu belge de komünistlerin ortak bir tanımda buluşması ve birleşmesi yolunda en geniş ortak payda olur.

Bu ilk dizinin ardından Referans yayınlarının yayınlayacağı belgeleri ise bu ilk aşamanın tamamlanması safhasında duyuracağız.

Referans Yayınlarının yayınlamayı tasarladığı kitaplar belirli eriyotlarla düzenli olarak yayınlanacak. Zamanla yeni katkılarla bu yayın faaliyetinin çeşitlenip zenginleşeceğinden de kuşkumuz yok.