Ne Yapmalı? Yaz- Güz 2024 Çıktı

Sizlerle sunuşu paylaşıyoruz. Temin etmek için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Sunuş

Ne Yapmalı? Kitap dizisinin 6.sı sizlerle buluşuyor. Önemli konularda zengin içerikler barındıran bu kitabın devrimci kavrayışa ve anlayışa katkıları olacağını düşünüyoruz. Ve bu yazıların tartışılması ve geliştirilmesini ümit ediyoruz.

Türkiye’de birlik deneyimleri üzerine iki önemli yazı mevcut. Ergun Adaklı 70’lerden bu yana Türkiye Devrimci hareketinin içinden geçmiş olduğu merhaleleri ve edinilmiş siyasi deneyim ve birikimleri aktararak değerlendiriyor; bugün yakalanması gereken acil halkanın ne olduğunu ortaya koyuyor. Komünist bir parti için doğrusal büyüme mi yoksa birlik mi tartışmasını yapıyor.

Orhan Dilber ise bu dizide 12 Eylül sonrası devrimcilerin attıkları örgütsel ve politik adımları ortaya koyarak Kuruçeşme toplantıları dahil sonrasında ve kendisinin de içinde yer aldığı deneyimlerin derslerini ortaya koyuyor. Ne Yapmalı? Kitap dizisinin 1. Sayısında yine Komünistlerin Birliği üzerine yazısı bulunmakta. Bu içerikler bir bütünlük içermektedir.

Uzunca süredir Kürdistan siyasetini etkisi altına almış “Demokratik Modernite” olgusunu ele almak gerektiğini düşündük. Elbette bu mesele yalnızca Kürdistan’ı etkileyen bir olgu değildir. Türkiye devrimci hareketini ve solunu da etkilemiştir ya da Türkiye soluna can simidi olmuştur da denebilir.

Bu konuda Fuat Önen’in görüşlerini aldık. Kendisi modernite ve demokratik modernite arasındaki bağı ortaya koyarak yeni bir kavram olmadığını kapitalist modernitenin bir türevi olduğunu söylüyor ve modernitenin karşıtı demokratik modernite değil sosyalizmdir; Marksistler böyle bakmalı diyor. Röportaj Ne Yapmalı?’nın soruları çerçevesinde Öcalan’ın Kürdistan Devrimi isimli kitabında yer alan “Demokratik Modernite” tezlerinin zeminini oluşturan Türkiye ve Kürdistan üzerine görüşlerine dair de değerlendirmeler içermektedir.

Hamit Baldemir 2 konuda yazı kaleme aldı. Türkiye ve Kürdistan üzerine ayrıntılı değerlendirmeler yapmakta devrimci hareketin 70’lerden bu yana gelişimini ortaya koyarak dersler çıkarmakla birlikte Türkiye ve Kürdistan’daki sınıf yapısını incelemekte. Demokratik Türkiye’yi hedefleyen görüşlere Türkiye’nin demokratikleşmesinin tek yolunun bağımsız Kürdistan olduğunu vurguluyor. Önemli konularda farklı yaklaşım ve görüşler bulacağınız bir içerik sunuyor.

Türkiye’de solun egemen ideoloji ile kopmaz bağları mevcut. Bu bir hesaplaşma gerektirmektedir. Önceki sayılarda bu konuya dair röportajlar yayınlamıştık. Bu sayımızda Orhan Dilber önümüzdeki günlerde “Bir Karşı Devrim Olarak “Milli Mücadele” isimli kitabının girişi ile bu dizimize katkı sundu.

Salih Zeki Tombak ise önemli belgeler ile desteklediği “Katil Cinayet Mahalinde” başlıklı yazısında Kuvayi Milliye’nin komünistlere olan tutumunu tartışmakta ve önemli dersler çıkarılması gerektiğini söylemektedir.

Nefel Gün Komünist Enternasyonal’in Türkiye ile olan ilişkilenmesini ve Türkiye’ye olan desteğinin sebep ve sonuçlarını tartışmakta. Çıkarılması gereken dersleri ortaya koymaktadır. İlkelere bağlanmanın önemini savunmaktadır.

Bu sayımıza ilk defa yazı yazan Güneş K. Türkiye’de sınıfın ve devrimcilerin durumunu analiz ederek mücadelenin aciliyeteni ve ehemmiyetini vurguluyor. Mücadeleye olan inancı ve azmi ile bize güç katacaktır.

12 Eylül üzerine yazı yazan İzmir’den işçi yoldaşlar ise işçilerin siyasetle ilgilenmesinin önemini gösteriyor bize. Komünist parti ihtiyacını güden ve bu uğurda mücadele eden, ekonomik mücadelenin dışına çıkan işçilerin komünist bir parti yolunda önemli bir ivme katacakları, birikim ve anlayışları ile bu yolda önemli katkıları olacağını biliyoruz.

Müslüm üzülmez ise 5. dizideki yazının devamı olarak Matematik ve Felsefenin kardeşliğini anlatan yazısıyla bizlerle. Mustafa Torun ise Dost Bakteriler konulu yazısı ile bu sayıda da desteğini sunmayı ihmal etmedi.

Son olarak Sinan Dervişoğlu’nun kaleme aldığı Yazı Portalı sitesinde yayınlanan” Bir Örgüt ve Siyaset Deneyine Bugünden Bakmak: Birinci Enternasyonal” başlıklı yazısını kendisinin izniyle bu dizide yer verecektik lakin bu sayının uzun hacminin fazla olmasından sebep kış kitabında yayınlayacağız. Bu yazıyı önemli görüyoruz. Zira Komünist-lerin örgütlü tarihinden öğrenecekler çok şey var ve çıkarmaları gereken de dersler var. Sinan Derviş oğlu bu kapsamlı yazısı ile bize bu olanağı sağlıyor. Yine Referans Belge Yayınlarından çıkan yazarlarımızdan Orhan Dilber’in kaleme aldığı “1. Enternasyonal: Kuruluşunun ve Tasfiyesinin Öğrettikleri” isimli kitap da bu konuda kapsam bir çalışmayı içer-mektedir. Benzer konulara dair yazıların yazılmasının tartışmanın ve ortaklaşmanın önünü de açacağına inanıyoruz.

3 ayda çıkarmayı hedeflediğimiz dizinin yaz dizisi çıkmadı. Bunun bir sebebi gelen içeriklerin aynı anlayıştan yahut yapıdan gelenlerin değil farklı geçmiş ve birikimleri olan devrimcilerin yazması. Bu da elbette belirli bir gecikmeye sebebiyet veriyor. Bununla birlikte böyle bir çalışmanın altından kalkmak ise bu kitap dizisin sorumluluğunu alanların da belirli bir kapasiteye ulaşması ile mümkün oluyor. Velhasıl sonuç olarak bu gecikmelerin nesnel ve öznel sebepleri vardır. İş yükümüz gittikçe artmakla birlikte kapasitemiz bu yüke cevap verecek hızda artmamaktadır. Bu da beklenir bir durumdur. Bu sebeple Komünistlerin farklı birikim deneyimlerinin bir araya gelmesini hedefliyoruz. İhtiyaç ve ihtiyacın giderilmesi arasındaki fark hala azalmak yerine artmaktadır. Bu da Ne yapmalı Kitap dizisini de etkilemektedir.

Her türlü aksaklığa rağmen amacı doğrultusunda ilerlemesi önemlidir. Okurlarımızdan aldığımız tepkiler bunu kanıtlar durumdadır. Bu sayımızda da oldukça zengin bir içerikle karşınızdayız. Hem yaz hem güz dizisinin içeriklerini barındırmakta ve bu sebeple de hacimli bir kitap oldu.

İyi okumalar dileriz.

 

Yorum bırakın