Yurttaş Engels üzerindeki iki yüzlülük örtüsünden sıyrılırsa bu önergenin[1] asıl anlamının İrlanda seksyonlarını Britanya federal Meclisine tabi kılmak olduğunu belirtti. İrlanda seksyonlarının buna asla razı olmayacaklarını ve Genel Meclisin de bunu onlara dayatmaya ne hakkı ne de gücü olmadığını vurguladı. Tüzük ve yönergelere göre bu Meclisin herhangi bir seksyon yahut şubeyi herhangi bir federal Meclisin üstünlüğünü kabule zorlamaya gücünün yetmeyeceğini de belirtti.
Elbette Genel Meclis’in her hangi bir federal Meclisin hukukuna göre yeni bir şubeyi kabul yahut red etmek için Genel Meclis’e danışma ödevi vardır. Ama yurttaş Engels İngiltere’deki İrlanda seksyonlarının, Fransız, Alman, İtalyan yahut Polonya seksyonlarından daha fazla Britanya federal Meclisine bağlı olmaları için bir neden olmadığını da güçlü bir biçimde savundu. İrlandalılar her bakımdan diğerlerinden ayrı ve başlı başına bir milliyet oluştururdu ve İngilizce konuşuyor olmaları onların herkes için geçerli haklarından mahrum olmaları için neden olamazdı.
Yurttaş Hales adeta İngiltere ve İrlanda arasında büyük bir uyum varmış gibi bu iki ülke arasındaki ilişkiyi peri masallarına yakışır bir biçimde resmetti. Halbuki bunlar arasında tastamam Kırım savaşı sırasında Fransa ile İngiltere arasındaki gibi bir ilişki vardır. O örnekte her iki ülkenin hakim sınıfları birbirlerini pohpohlamak için yeterli sözcük bulamamaktaydılar ve bunlar arasında adeta en mükemmel uyum varmış gibi görünüyordu. Ama burada durum bunun tam tersidir. İrlanda ve İngiltere arasında yedi asırlık bir fetih ve baskı ilişkisi vardır. Bu baskı sürdüğü müddetçe İrlandalı işçileri bir İngiliz federal Meclisine tabi olmaya davet etmek onlara küfretmek anlamına gelir.
İrlanda’nın İngiltere karşısındaki konumunun hiç bir biçimde eşitlik içinde bir ilişkiyle alakası yoktur. Bilakis bu ilişki daha çok Polonya’nın Rusya ilişkisine benzer. Genel Meclis Polonya seksyonlarından Petersburg’daki bir Rus federal Meclisine tabi olmaları istendiğinde veyahut Prusya’daki Polonya seksyonlarından Kuzey Schleswig’e tabi olmaları ya da Alsace’ın Berlin federal Meclisine tabi olması istenirse ne söylenecektir ? Halbuki İrlanda seksyonlarından istenen tastamam budur.
Enternasyonal’in fetihçi bir ulusa mensup üyeleri ezilen bir ulusa mensup üyelerinden sadece geçmiş bakımından değil hali hazırda da durumlarını ve kendilerine özgü milliyetlerini unutmalarını, «bütün ulusal karşıtlıkları silip atmalarını vb.» talep ederlerse enternasyonalist bir davranışta bulunmuş olamazlar. Böyle bir durumda sadece fetihçilerin egemenliğini meşrulaştırıp sürdürülmesini ve ezilenlerin köleleştirilmesini enternasyonalizm peçesi altında savunmuş olurlar. İşin doğrusu böyle bir tutum ingiliz işçileri arasında zaten haddinden fazla yaygın olan ve kendilerinin İrlandalılardan üstün varlıklar olduklarına bir tür aristokrasi teşkil ettiklerine dair kanaatin pekiştirilmesine hizmet eder. Tıpkı Amerika’nın köleci eyaletlerindeki beyazların siyahlar karşısında kendilerini gördükleri gibi.
İrlandalılarınki gibi bir durumda sahici enternasyonalizm mutlaka İrlandalıların özerk bir ulusal örgütlenmesine dayanmalıdır: İrlandalılar da başka ezilen milliyetler de Enternasyonal işçi örgütüne ancak fetihçi ulusun mensupları ile eşit olarak ve bu baskıyı protesto ederek girerler. Dolayısıyla İrlandalı seksyonların tüzüklerinin girişinde İrlandalıların en başta gelen ve acil görevinin evvela kendi ulusal bağımsızlıklarını elde etmek olduğunu ilan etmeleri sadece bir hak değil bir görevdir.
İngiliz işçilerle İrlandalı işçiler arasındaki karşıtlık oldum olası İngiltere’deki sınıf hakimiyetini muhafaza etmek için başvurulan en güçlü araçlardan olmuştur. Feargus O’Connor ve İngiliz çartistlerinin Manchester Bilimler salonundan İrlandalılar tarafından kovuldukları zamanı hatırlayın. Şimdiki durumda İngiliz ve İrlandalı işçilerin ortak kurtuluşları için uyum içinde birlikte çalışmaları yolunda ilk kez iyi bir fırsat belirmiştir. Bu durum herhangi bir ülkede hiçbir hareketin elde edemediği bir sonuçtur. Oysa daha bu sonuçtan emin olamamışken bizden İrlandalılara işleri kendi ellerine almamalarını isteyip bir İngiliz Genel Meclisinin yönetimine razı olmalarını dayatmamız isteniyor! Doğrusu bu İrlandalıların İngilizler tarafından köleleştirilmeleri fikrini Enternasyonalin içine davet etmek olur. Bu önergeyi kaleme alanlar gerçekten sahici bir enternasyonalist ruha sahip iseler Britanya federal meclisinin adresini Dublin’e taşıyıp yönetimini de İrlandalılara devrederek bunu kanıtlasınlar!
İrlanda şubeleri ile İngiliz şubeleri arasındaki sözümona çatışmalara gelince bunlar sadece İngiliz federal meclisinin üyeleri tarafından kışkırtılmış olaylardır. Onların İrlanda seksyonlarının işlerine burunlarını sokup onları özgün ulusal karakterlerinden vazgeçmeye razı edip İngiliz meclisinin yönetimine tabi olmalarını sağlamak maksadıyla tezgahlanmıştır. İngiltere’deki İrlanda seksyonları buna razı olmuş olsalardı İrlanda’daki İrlanda seksyonlarıyla bağları kopmuş olacaktı. Bazı İrlandalıların Londra’daki bir federal meclise bazılarının da Dublin’deki bir federal meclise bağlı olmaları mümkün değildir. Üstelik İngiltere’deki İrlanda seksyonları İrlanda’daki İrlandalı işçilere yönelik faaliyetlerimiz için birer harekat üssüdür. Bunlar daha ileri ve elverişli konumdadırlar çünkü daha elverişli koşullardadırlar. İrlanda’daki hareket ancak onlar vasıtasıyla yayılıp örgütlenebilir. Yani kendi ellerimizle ve kasten bu harekat alanını terk edip İrlanda’nın Enternasyonal’e katılması yolunda yegane aracı ortadan kaldırabilir miyiz?
Herhalükarda unutmamak gerekir ki İrlanda seksyonları İngiliz meclisine tabi olmak üzere kendi özerk ulusal örgütlenmelerinden -pek haklı olarak- vaz geçecek değillerdir.
O halde her şey şu alternatife yönelmektedir: İrlandalıların kendi kaderlerini tayin etmelerine imkan verilmeli midir; yoksa onları Enternasyonal’den atmak mı gerekir? Eğer önerge kabul edilirse Genel Meclis İrlandalı işçilere İrlanda üzerinde İngiliz aristokrasisinin egemenliğinden, İngiliz burjuvazisinin egemenliğinden sonra bir de İngiliz işçi aristokrasisinin egemenliğine hazır olmaları gerektiğini ilan etmelidir.
[1] Genel Meclis’in 14 Mayıs 1872 tarihli oturumunun tutanaklarına göre üyelerden Hayes İngiltere’de milliyetçi İrlanda şubelerinin kurulmasının Enternasyonal’in tüzüğüne ve genel ilkelerine aykırı olduğunu öne sürmüştü. Ona göre «Enternasyonal’in temel ilkesi milliyetçi doktrinin her türünü yok edip bir kişiyi diğerlerinden ayıran her tür engeli ortadan kaldırmak»tı. Bu nedenle onun kanısınca «ayrı ayrı İrlanda ve İngiliz seksiyonlarının kurulması hareketi ilerletmez, köstek olurdu». «İngiltere’de İrlanda şubelerinin kurulması yıllardır iki halk arasında ne yazık ki uzun zamandır hüküm süren milliyetçi karşıtlıkları beslemeye varır»dı.
Açıktır ki insaniyetçi bir içerik taşıyan bu sözümona enternasyonalist lafız ile Hayes İngiltere’de sadece İngiliz şubelerinin olmasını savunuyor ve böylece İngiltere’deki İrlandalılara İngilizlerle aynı ölçüde var olma hakkını tanımıyordu.
