“Ulusal Sorunda Komünist Tutum” adlı kitap çıktı. Kitabı irtibat büromuzdan temin edebilir veya 0542 118 57 70 nolu telefonu arayarak sipariş edebilirsiniz.



«Bütün Ülkelerin Proleterleri ve Ezilen Halklar Birleşin!»
Bu slogan Komünist Parti Manifestosu’nun en meşhur sloganını emperyalizm ve ulusal kurtuluş mücadeleleri çağına uyarlamak üzere Komünist Enternasyonal tarafından benimsenmiştir. Bu mirasa sahip çıkma iddiasındaki komünist devrimciler tarafından da bu bilinçle benimsenip kullanılmalıdır.
Ulusal sorun konusunda tutum özellikle İkinci Enternasyonal’den kopuşları sırasında komünistlerin şoven ve sosyal-şovenlerle aralarındaki en önemli ayrım noktalarının başında geliyordu.
Ne var ki komünistlerin bu atılımla birlikte öne çıkarttığı enternasyonalist bakış açısı ve tutum sürdürülemediği gibi, bu noktada ortaya konan tezler teorik olarak da geliştirilip aşılabilmiş değildir. Aksine genel olarak bu çizginin gerisine düşen ve İkinci Enternasyonal oportünizmiyle örtüşen görüş ve tutumlar dünya çapında sola hakimdir. Lenin’in İkinci Enternasyonal’den kopuş sürecinde ulaştığı görüşler daha sonra Komünist Enternasyonal’in ikinci ve dördüncü kongrelerinde geliştirilip aşılmıştır. Emperyalizm çağının şafağında ortaya konan bu saptamalar ve görüşler yıkmadıkça yıkılmayan tersine çürümesi ivmelenip boyutlanan «çürüyen kapitalizm» koşullarında çok daha güncel ve ehemmiyetlidir.
Temel referanslarını Komünist Enternasyonal’in ilk dört kongre belgelerinden süzen komünist devrimcilerin önünde o noktada benimsenen saptamaları kılavuz ederek geliştirme ödevi vardır.
Bilhassa yaşadığımız topraklarda mücadele eden komünistler bakımından bu ödev acil ve büyüktür. Zira bu topraklar aynı zamanda bugünün dünyasının en büyük ve kalabalık ezilen ulusunun en büyük parçasının esaret altında tutulduğu topraklardır. Aynı zamanda da Kürtlerin en politize ve etkin unsurlarını barındırmaktadır. Kürdistan sorunu da hali hazırda dünya çapında en büyük ve kapsamlı ulusal sorunu ifade eder. Büyüklüğü ve kapsamı tartışma konusu dahi edilemez: zira uzam ve kapsam bakımından dünyada devlet/milletten sayılan pek çoklarından daha büyük ve kalabalıktır. Pek çoklarından daha eski bir tarihi olan bir halkı ve ülkeyi ilgilendirmektedir.
Bu nedenledir ki ulusal sorunun hem tarihsel ve teorik boyutuyla hem de bu güncel ve somut haliyle ele alınıp değerlendirilmesi komünist devrimcilerin (Kürdistan komünistleriyle birlikte) bütün dünya komünistlerine karşı bir yükümlülüğüdür.
Elbette bu konuda en önemli ve anlamlı katkıların bu referansların ışık tuttuğu militan/örgütlü bir siyasal faaliyetin içinden çıkacağını da unutmamak gerekir.
